AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Otomobilin Tarihcesi

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
BaRaN


avatar

Erkek Yay
Yılan
Mesaj Sayısı : 873
Doğum tarihi : 02/12/89
Yaş : 29
Nerden : güneşin doğduğu yer(DOĞUBEYAZIT)
İş/Hobi : cep telefonu
Bilgi : <center><font color="blue"><marquee direction="left" style="background:white">Muradiye Forum Bilgi Paylaşım Platformu</marquee></font></center
Rep Gücü : 0
Rep Puan : 8
Kayıt tarihi : 20/12/08

MesajKonu: Otomobilin Tarihcesi   Çarş. Ara. 24, 2008 3:40 pm

Otomobilin Tarihcesi

İnsanoğlu tarih boyunca zekalarını kullanarak hem
kendi ihtiyaçlarını daha kolay karşılamak, hem de daha modern yaşama
yollarını aramışlardır. Bu yüzden ateşi bulmuş, matbaayı icad etmiş,
buharın kuvvetinden yararlanmış, elektriği ve atomu bulmuş, uzayı
araştırmıştır. Otomobil de insanoğlunun önemli icadlarından birisidir.
Otomobilin icadı ve gelişme tarihlerini kesin olarak bilmek güçtür.
Otomobil icadını bir kişiye mal etmenin yanlış olmasının yanında bir
ulusa da mal etmek yanlıştır.

Bir çok bilim adamı (günümüzde kullanılan)
otomobillerin inkişafında görev almış, bir önceki mucidin bulduğuna
birşeyler ekleyerek günümüzdeki modern otomobiller çıkmıştır.
Araştırmalar daha devam etmektedir. Bu arayışların başında
otomobillerin daha az yakıt tüketmesi, ekonomik, güvenli ve çevre
kirliliği yaratmayacak donanımlar gelmektedir.

Otomobil, Fransızca bir kelimedir. AUTO (kendi),
MOBİLE (hareket) kelimelerinin birleşimidir. Kendi kendine hareket eden
anlamına gelir.

Hayvanlarla çekilmeyen nakil vasıtalarında gerekli
enerji önce rüzgar yardımıyla olmuş, bir Hollandalı 1600 yılında karada
yelkenle hareket eden bir araç yapmış ve bu araç iki saatte 42 mil yol
katetmiştir.

Daha sonra gerekli enerji olarak rüzgar gücü yerini
buhar gücüne bırakmıştır. 17. yüzyılda Çin yazarlarından bir papaz,
Belçika misyoner Verbist’in buharla çalışan bir otomobil işlettiğini
yazmaktadır.

Ancak bütün dünya, yol üzerinde hareketini kendisi
temin ederek yürüyen otomobil mucidi olarak Fransız Mühendis ve Topçu
Yüzbaşısı Nıcolas-Joseph CUGNOT’u tanır. Cugnot (1769 yılında)
otomobili bir top arabası olarak tasarlamıştı. Üç tekerlekli ve 4 yolcu
kapasiteli buhar makineli otomobilde iki silindir bulunuyordu.
Makinanın krankından alınan dönme hareketi bir zincir yardımıyla önde
bulunan tek tekerleğe geliyordu. Direksiyon tertibatıda aynı tekerleğe
komuta ediyordu.

CUGNOT çalışmalarına devam etmiş ve yaptığı ikinci otomobil “Paris Sanayi Müzesi”nde bulunmaktadır.

1787 yılında Amerika’da Olıver EVINS ve 1801 yılında
İngiltere’de Rıchard TREVİTHICK yolcu taşıyan, buharla çalışan
otomobiller yapmışlardır. Bütün bu çalışmalarda kullanılan otomobil
motorlarında kullanılan güç buharın gücü idi. Yani bu motorlardıştan
yanmalı motorlar idi.

İçten yanmalı motorların inkişafı 1796 yılında katı
yakıtlardan havagazının elde edilmesi ile olmuştur. Havagazı ile
çalışan içten yanmalı motor1860 yılında Fransız mühendisi Jean Etıenne
LENOIR tarafından yapıldı. 1,5 Beygir gücünde olan bu motorun gücünün
az olması nedeni havagazının sıkıştırılmadan yakılmasıdır. Gazların
sıkıştırılarak yakıldığı zaman gücün artacağı tezini ortaya atan
Wıllıam BENNET adlı bir İngilizdir. Bunu geliştiren ise Dugold CLERK
adlı İskoçyalı mühendistir.

1862 yılında Fransız Fen adamı Alphanse BEANDE dört
zamanlı devrenin esasını ortaya koydu. Ancak dört zaman prensibine göre
çalışan ilk motorun 1876 yılında Alman mühendis Dr. Nıkolaus August
OTTO yaptı. Oto, bu motorun patentini 1877 de Amerika’da aldı. 1878 de
Fransa’da açılan bir dünya sergisinde halka teşhir etti.

Otto, havagazını sıkıştırdıktan sonra ateşlemeyi
yaptığı için motorun verimi ve gücü artmıştır. Alevle ateşlendiği için
motor devri 150-200 devir/dakika civarındaydı. Bu devirde bir motorun
otomobillerde kullanılması uygun değildi.

İlk dört zamanlı motoru yapan ve ortaya koyan Otto
olduğu için bugün benzin motorlarına “Otto Motoru” ve çevrimine de
“Otto Çevrimi” denilmektedir.

Otto’nun personelinden Gottıeb DAIMLER 1883 yılında
Otto’dan ayrılarak bir atölye kurmuş ve devam etmiştir. Yaptığı motorun
yanma odasına bakır çubuk yerleştirerek, dıştan bakır çubuğu karpit
lambası ile ısıtmak süreti ile motorun ateşlenmesini ısınan bakırdan
temin etmişti. Bu sayede motorun devrini 800-1000 devir/dakika ya
çıkarmak süreti ile verimini ve gücünü arttırmıştır. Bu motor bugün
Mercedes Fabrikası Müzesi’nde teşhir edilmektedir. Bu ateşleme
sistemine “sıcak boru ateşlemesi” denir. Bu devirde bir motorun
otomobilde kullanılması mümkündü, ama hala yakıt olarak havagazı
kullanılıyordu.

Bu çalışmalar Avrupa’da devam ederken Amerikalı bir
mühendis George BRAYTON yakıt olarak benzin kullanılan bir motor yapmış
ve yaptığı motorlardan birini yüzüncü Filedelfiya sergisinde teşhir
etmiştir.

Bundan sonraki çalışmalar, havagazının yerini
tutabilmesi için benzini zerreler haline getirip, buharlaştıracak
karbüratörlerin icadına doğru gitti. Daimler Almanya’da, Forrest
Fransa’da 1885 yılında bu konuda çalışmalar yaptılar.

Karbüratörlerin görevi, sıvı yakıtı atomize etmek
yani küçük zerreler haline getirip hava ile karıştırmak süreti ile
yanabilir bir karışım haline getirmektir. Daimler bu havayı sıvı yakıt
içersine itmek süreti ile yapmaya, ayrılmış zerrecikleri de ateşlemeden
evvel sıcak boruya temasla gaz haline getirmeye çalıştı. Forrest ise,
yakıtı filit tulumbası esasına göre hava akımı içersine püskürttü. Daha
sonra, Daimler’le Wılhelm MAYBACH bir araya gelerek, bu gün kullanılan
şekilde olan şamandıralı karbüratörü icad ettiler.

Karl BENZ adlı diğer bir Alman, Daimlerin motorunu,
Forrest’in karbüratörünü alıp bunları dört teker üzerine oturttu.
Böylece, 1886 senesinde ilk defa, içten yanmalı (patlamalı motorların)
motorların en geniş tatbik sahası olmuş olan otomobil meydana gelmiş
oldu.

Amerika’da ilk otomobil 1893 yılında J.Franlın
DURYEA’nın yardımıyla Charles DURYEA tarafından yapılmıştır. Henry
FORD’un ilk otomobili ise 1896 yılında Detroit sokaklarında dolaşmaya
başladığı görüldü. Henry FORD fabrikasını genişleterek 1903 yılında
dört silindirli ve ucuz fiyatlı otomobiller yaparak bunları (T) modeli
adıyla piyasaya sundu.

Bu tarihten sonra otomobilin gelişimi nefes kesen, hızlı bir tempoda olmuştur. Kısaca bu tarihi gelişimi özetlemek gerekirse:

1887 de Bosch firmasında çalışan Zöhringer tarafından yapılan alçak voltajlı manyeto gaz motorlarına monte edilmiştir.

1897 de alçak voltajlı manyeto ilk defa benzin motorlarına tatbik edilmiştir.

1897 de otomobiller fenerle aydınlatılmaya başlandı.

1901 den itibaren otomobillerde aydınlatma karpit lambaları ile aydınlatılmaya başlandı.

1901 de yine Bosch firmasında çalışan Mühendis Gottlob HONOLD bugün bilinen yüksek voltajlı manyetoyu bulmuştur.

1902 den itibaren motorlara takılarak buji ile ateşleyen elektrikli ateşleme sistemi ve bu sayede motor gücü de arttırılmıştır.

1911 de Cadillac, otomobillerinde marş motorunu
kullanmaya başladı. Böylece ilk hareket kolaylaştırıldı. Artık kola
ihtiyaç kalmadı.

1914 de dinomonun icadı ile karpit lambaların yerini farlar almaya başladı.

1921 de elektrikli kornalar, elle sıkılarak öttürülen lastikli kornaların yerini aldı.

1923 de ilk defa otomobiller renkli boyanmıştır.

1926 da elektrikli cam silecekleri kullanılmaya başlandı.

1928 de batarya ile ateşleme sistemi otomobillere uygulandı.

Bu tarihsel gelişimde bütün ülkeler birçok model ve
şekillerde otomobiller imal etmeye başladılar. Fransa’da yapılan
otomobil yarışmalarında içten yanmalı motorların çok pratik olduğu
görüldü. 1910 yılında bu görüş çerçevesinde benzinle çalışan
otomobillerde daha fazla yer verildiği ve çalışmaların bu yönde
hızlandığı tarih olarak bilinmektedir.

Günümüzde kullanılmakta olan otomobillerdeki
motorlar, yapım ve donanım bakımından değişik durumlar göstermekte ise
de, prensip hala, 1876 da Otto’nun ortaya koyduğu dört zaman
prensibidir.

İlk yıllarda imal edilen otomobil motorlarının
silindir adetleri az, kompresyonları ve güçleri düşüktü, hantal ve
ağırdı. Ekzos sistemleri iyi olmadığı için gürültülü ve dolma tip
lastik kullanıldığı için sarsıntılı çalışırlardı.

****lurji ilmi ilerledi ve daha hafif ****llerle
otomobil ve motorları imal edildi. Sessiz, sarsıntısız ve güçlü
otomobiller imal edildi.

İlk otomobillerde, aynı fabrıkanın imalatı olan
otomobillerde bile parçalar birbirine uymazdı. Ancak otomobiller
çoğaldıkça ve otomobillere ihtiyaç arttıkça, değiştirebilir parçalar
yapılmıştı, yani seri imalat başlamış oldu.

İçten yanmalı ilk otomobilin yapıldığı 1886 yılından
günümüze kadar henüz 108 yıl (1994 yılına göre) geçmesine rağmen,
teknoloji büyük gelişmeler kaydetmiştir. Elektronik ateşleme sistemli,
yakıt enjeksiyon sistemli, bilgisayar kontrollu ve katalizörlü
otomobiller imal edilmiştir.

Bu gelişmelerin daha da devam edeceği, bu sistemlerin daha basitleşeceğini daha ucuzlatılacağını biliyoruz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://muradiyeforum.net
 
Otomobilin Tarihcesi
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Muradiye Forum :: Motorlu Taşıtlar :: OtomoBiL-
Buraya geçin: